Sialadenit

Sialadenit, parotis ve diğer tükürük bezlerinin enfeksiyon, taş ya da otoimmün nedenlerle iltihaplanmasıdır. Bezde ağrılı şişlik ve yemekle artan ağrı tipiktir.
Kulak Burun Boğaz Bölümü
Hangi Bölüm
17.08.2022
Güncellenme Tarihi

Sialadenit Nedir?

Sialadenit, tükürük bezlerinin iltihaplanması anlamına gelen klinik bir tablodur. İnsanda üç çift büyük tükürük bezi (parotis, submandibular ve sublingual bezler) ile ağız mukozasına dağılmış yüzlerce küçük tükürük bezi bulunur. Bu bezlerin görevi tükürük üreterek besinlerin sindirimini başlatmak, ağız mukozasını nemli tutmak ve antimikrobiyal koruma sağlamaktır. Sialadenit; bakteriyel, viral, otoimmün, taşa bağlı veya granülomatöz nedenlerle bu bezlerden bir veya birkaçının iltihaplanmasıdır.

En sık etkilenen bez parotis bezidir; bu nedenle parotit tablosu sıklıkla sialadenitin sinonimi gibi kullanılır. Submandibular bez ise tükürük taşı (sialolitiyazis) ile ilişkili sialadenitin en yaygın görüldüğü bezdir, çünkü tükürük buradan yukarı doğru ve yüksek mukus içeriği ile akmaktadır. Hastalık her yaş grubunda görülebilir; bakteriyel sialadenit yaşlı, dehidratasyonlu ve immün baskılanmış hastalarda, viral sialadenit (kabakulak) çocuklarda, otoimmün formlar (Sjögren sendromu) ise orta yaş üstü kadınlarda daha sık karşımıza çıkar.

Sialadenit Türleri

Sialadenit; etyolojik nedene, seyir süresine ve etkilenen beze göre çeşitli alt gruplara ayrılır.

Akut Bakteriyel Sialadenit

En sık Staphylococcus aureus ve oral streptokokların neden olduğu, hızla gelişen iltihaplı tablodur. Genellikle dehidratasyon, kötü ağız hijyeni, yakın cerrahi sonrası dönem ve uzun süreli antikolinerjik ilaç kullanımı zemininde gelişir. En sık parotis bezini etkiler.

Viral Sialadenit

Çocukluk çağında en sık karşılaşılan tablo kabakulak (mumps) olup paramyxovirüs etkenlidir. Aşılama programları sayesinde sıklığı belirgin azalmıştır. Diğer viral nedenler arasında Epstein-Barr virüsü (EBV), sitomegalovirüs (CMV), Coxsackie virüsleri, parainfluenza ve HIV yer alır. Viral sialadenit genellikle iki taraflı parotis tutulumu ile seyreder.

Kronik (Tekrarlayan) Sialadenit

Beze tekrarlayan iltihap atakları sonucu duktal hasar ve fibrosis gelişir. Sıklıkla altta yatan bir tükürük taşı, duktal darlık veya immün bozukluk vardır. Çocuklarda görülen juvenil rekürren parotit klinik bir antitedir.

Sialolitiyazis (Tükürük Taşı) ile İlişkili Sialadenit

Tükürük taşları en sık submandibular bez ve Wharton kanalında oluşur (yaklaşık %80). Taşlar tükürük akışını engelleyerek statik tükürükte enfeksiyon riskini artırır. Yemekle birlikte beliren tipik tıkanma ağrısı patognomonik bulgudur.

Otoimmün Sialadenit

Başta Sjögren sendromu olmak üzere bağ doku hastalıkları ve IgG4 ilişkili hastalık zemininde gelişir. Genellikle çift taraflı, ağrısız büyüme ve ağız kuruluğu (kserostomi) ile seyreder.

Granülomatöz Sialadenit

Sarkoidoz, tüberküloz, kedi tırmığı hastalığı ve aktinomikoz gibi nedenlerle gelişen, sert, kronik bez büyümesi ile karakterizedir.

Radyasyon Sialadeniti

Baş-boyun radyoterapisi sonrası gelişen, asiner hücre kaybı ve fibrozis ile seyreden tablodur. Kalıcı kserostomi ve tekrarlayan enfeksiyonlara zemin hazırlar.

Sialadenit Belirtileri

Sialadenitin klinik tablosu, etkilenen bezin yerine, etken patolojiye ve tabloya akut veya kronik seyir göstermesine göre değişkenlik gösterir. Genel belirtiler şunlardır:

  • Etkilenen tükürük bezinde (kulak önü, kulak altı veya çene altı) ağrılı şişlik,
  • Yemekle birlikte ağrının ve şişliğin belirgin biçimde artması (özellikle taş kaynaklı sialadenitte),
  • Bez üzerindeki cildin kızarıklık göstermesi ve sıcaklık artışı,
  • Bezde sertleşme, palpasyonla hassasiyet,
  • Akut bakteriyel sialadenitte yüksek ateş, halsizlik ve titreme,
  • Tükürük kanalı ağzından pürülan (irinli) akıntı gelmesi (parotiste Stenon kanalı, submandibularda Wharton kanalı),
  • Ağızda kuruluk hissi (kserostomi),
  • Kötü ağız tadı veya halitozis (ağız kokusu),
  • Trismus (ağız açıklığında kısıtlılık), özellikle ileri parotitte,
  • Yutma sırasında rahatsızlık,
  • Kabakulakta her iki parotisin şişmesi, ateş, baş ağrısı, halsizlik,
  • Kronik sialadenitte tekrarlayan ataklar ve bezde giderek artan sertlik.

Sialadenitin Nedenleri ve Risk Faktörleri

Sialadenit, tükürük bezlerinde patojen mikroorganizmaların kolonizasyonu ya da tükürük akışının engellenmesi sonucu gelişir. Pek çok kolaylaştırıcı faktör bilinmektedir.

Başlıca Nedenler

  • Bakteriyel etkenler: Staphylococcus aureus (en sık), oral streptokoklar, Haemophilus influenzae, anaerob bakteriler.
  • Viral etkenler: Mumps virüsü (paramyxovirus), EBV, CMV, parainfluenza, Coxsackie, HIV.
  • Tükürük bezi taşı (sialolitiyazis): En sık submandibular bezde Wharton kanalında oluşur.
  • Otoimmün hastalıklar: Sjögren sendromu, sistemik lupus eritematozus, IgG4 ilişkili hastalık.
  • Granülomatöz nedenler: Sarkoidoz, tüberküloz, aktinomikoz, kedi tırmığı hastalığı.
  • Radyoterapi: Baş ve boyun bölgesi ışın tedavisi sonrası bez parankiminde fibrozis.
  • Anatomik darlıklar: Kanal striktürleri ve mukus tıkaçları.

Risk Faktörleri

  • Dehidratasyon: Yetersiz sıvı alımı tükürük akışını azaltarak enfeksiyon zemini hazırlar.
  • Yetersiz ağız hijyeni: Ağız florasının patojen hâle gelmesine yol açar.
  • Antikolinerjik ilaç kullanımı: Antihistaminikler, antidepresanlar, antipsikotikler ve diüretikler tükürük üretimini baskılar.
  • İmmün baskılanma: Diyabet, HIV, kemoterapi, uzun süreli kortikosteroid kullanımı.
  • Yakın cerrahi öyküsü: Genel anestezi sonrası dehidratasyon ve azalmış oral alım.
  • İleri yaş: Yaşla birlikte tükürük üretiminin azalması.
  • Kronik hastalıklar: Anoreksiya, bulimi, böbrek yetmezliği, hipotiroidi.
  • Sigara ve alkol kullanımı.
  • Taş oluşumuna yatkın metabolik durumlar: Hiperkalsemi, gut.
  • Aşı yapılmamış olma: Kabakulak için MMR aşısı eksikliği.

Sialadenit Tanısı

Sialadenit tanısı; öykü, fizik muayene ve tamamlayıcı görüntüleme ile konur. Hekim, etkilenen bezin yeri, ağrının yemekle ilişkisi, ateş, ağız kuruluğu ve eşlik eden sistemik belirtileri sorgular. Tanıda kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:

  • Klinik muayene: Bezin palpasyonu, kanal ağzından akıntı kontrolü, lenf bezi değerlendirmesi.
  • Tükürük bezi ultrasonografisi: Bez büyüklüğü, taş, kistik değişiklik ve abse değerlendirmesinde ilk tercih edilen, radyasyonsuz görüntülemedir.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT): Taş, abse, derin doku yayılımı ve şüpheli neoplazi değerlendirmesinde kullanılır.
  • Manyetik rezonans (MR) görüntüleme ve MR sialografi: Yumuşak doku detayı ve duktal anatomi için.
  • Sialendoskopi: Tükürük kanalına ince fiberoptik kamera ile girilerek hem tanı hem tedavi imkânı sağlar; taş çıkarma ve striktür dilatasyonunda altın standart hâline gelmektedir.
  • Tükürük analizi ve mikrobiyolojik kültür: Pürülan akıntıdan örnek alınarak etken mikroorganizma ve antibiyotik duyarlılığı belirlenir.
  • Kan tetkikleri: Tam kan sayımı (lökositoz değerlendirmesi), CRP ve sedimentasyon hızı, viral seroloji (kabakulak IgM, EBV, CMV), otoantikorlar (anti-Ro/SSA, anti-La/SSB).
  • İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB): Kronik veya kitle yapan vakalarda neoplazi ayırıcı tanısı için.
  • Doku biyopsisi: Sjögren sendromu şüphesinde dudak biyopsisi ile minör tükürük bezi histopatolojisi değerlendirilir.

Sialadenit Tedavi Yöntemleri

Tedavi yaklaşımı sialadenitin tipine, şiddetine ve etyolojisine göre özelleştirilir. Genel hedef enfeksiyonu kontrol altına almak, tükürük akışını sağlamak ve kronik hasarı önlemektir.

Genel Destekleyici Tedavi

  • Hidrasyon: Bol sıvı alımı tükürük akışını artırarak iyileşmeyi hızlandırır.
  • Sialagog uygulamaları: Limon dilimi, ekşi şekerler, sakız çiğneme tükürük salgısını uyararak kanalları açık tutar.
  • Sıcak kompres ve bez masajı: Beze yumuşakça uygulanan ısı ve masaj tükürük akışını destekler.
  • Ağız hijyeni: Sık fırçalama, antiseptik gargara (klorheksidin) kullanımı.
  • Analjezi: Asetaminofen ve NSAİİ ile ağrı kontrolü.
  • Sigara ve alkolün bırakılması.

Akut Bakteriyel Sialadenit Tedavisi

Empirik antibiyotik tedavisi gecikmeden başlanır. Tipik olarak S. aureus ve oral floraya etkili ajanlar tercih edilir.

  • Amoksisilin-klavulanat veya birinci-ikinci kuşak sefalosporinler,
  • Penisilin allerjisi olanlarda klindamisin,
  • MRSA şüphesinde vankomisin veya linezolid,
  • Anaerob kapsama gerektiğinde metronidazol eklenir,
  • Tedavi süresi 7-14 gündür; ciddi vakalarda IV antibiyotik ile başlanıp oral forma geçilir.

Viral Sialadenit Tedavisi

Kabakulak ve diğer viral nedenlerde antiviral tedavi sınırlıdır; tedavi büyük ölçüde destekleyicidir. Ağrı kesici, ateş düşürücü ve hidrasyon temel yaklaşımdır. Komplikasyon (orşit, menenjit, pankreatit) açısından izlem önemlidir.

Tükürük Taşı (Sialolitiyazis) Tedavisi

  • Konservatif yaklaşım: Sialagog, masaj ve hidrasyon ile küçük taşların kendiliğinden geçmesi sağlanabilir.
  • Sialendoskopik taş çıkarma: Minimal invaziv yöntem; günümüzde altın standart.
  • Ekstrakorporeal şok dalga litotripsi (ESWL): Sertleşmiş taşların kırılması.
  • Açık cerrahi: Büyük, derin yerleşimli ve tekrarlayan taşlarda sialoadenektomi (bez çıkarılması) gerekebilir.

Otoimmün Sialadenit Tedavisi

Sjögren sendromu zemininde gelişen sialadenit, altta yatan otoimmün hastalığın yönetimi ile ele alınır. Pilokarpin ve sevimelin gibi muskarinik agonistler tükürük üretimini artırır. İmmünosupresif tedavi, ileri olgularda gündeme gelir.

Kronik ve Tekrarlayan Sialadenit Tedavisi

  • Sialendoskopi ile duktal yıkama ve striktür dilatasyonu,
  • İntra-duktal kortikosteroid uygulamaları,
  • Çocukluk çağı juvenil rekürren parotitinde sialendoskopi tercih edilir,
  • Cevapsız vakalarda parotidektomi veya submandibular bez eksizyonu.

Abse Tedavisi

Sialadenit komplikasyonu olarak gelişen tükürük bezi absesi, ultrasonografi veya BT eşliğinde drenaj ve antibiyotik kombinasyonu ile tedavi edilir. Yetersiz drenajda cerrahi insizyon ve drenaj gerekebilir.

Sialadenit Komplikasyonları

Tedavisi geciken veya yetersiz tedavi edilen sialadenit, ciddi lokal ve sistemik komplikasyonlara yol açabilir.

  • Tükürük bezi absesi: Pürülan koleksiyonun bezde birikmesi.
  • Septisemi: Özellikle yaşlı ve immün baskılanmış hastalarda kan dolaşımına yayılım.
  • Fasiyal sinir paralizisi: Parotis bölgesindeki yoğun inflamasyonun yedinci kraniyal sinire baskısı.
  • Lemierre benzeri komplikasyonlar: Boyun derin damar tromboflebiti.
  • Kronik sialadenit ve duktal striktür gelişimi.
  • Kalıcı kserostomi ve diş çürüğü artışı.
  • Sialosel ve fistül oluşumu (özellikle cerrahi sonrası).
  • Mediastinit: Boyun derin enfeksiyonlarının göğse yayılımı.
  • Kabakulak komplikasyonları: Orşit, ooforit, pankreatit, menenjit, sensorinöral işitme kaybı.
  • Otoimmün hastalıklarda lenfoma riski (özellikle Sjögren sendromunda MALT lenfoma).

Sialadenitten Korunma Yolları

Tükürük bezi enfeksiyonlarının büyük bölümü uygun hijyen ve yaşam tarzı değişiklikleri ile önlenebilir.

  • Günlük yeterli sıvı alımı (özellikle yaşlılarda ve ameliyat sonrası dönemde),
  • Düzenli ağız hijyeni: günde en az iki kez fırçalama, diş ipi kullanımı, antiseptik gargara,
  • Düzenli diş hekimi muayenesi ve diş tartarı temizliği,
  • Antikolinerjik ilaçların gereksiz kullanımından kaçınılması,
  • Diyabet, böbrek yetmezliği ve immün yetmezlik gibi altta yatan hastalıkların kontrolü,
  • Sigara ve aşırı alkolden uzak durulması,
  • Kabakulak için MMR aşısının rutin aşı programına uygun yapılması,
  • Kuru ağız belirtileri olan bireylerde tükürük yerine geçen jeller ve sialagog kullanımı,
  • Sialadenit öyküsü olanlarda sialagog uygulamaları (sakız, ekşi gıdalar) ve düzenli takip.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Aşağıdaki durumlarda mutlaka KBB veya hekim değerlendirmesi gereklidir:

  • Çene altı veya kulak çevresinde 24-48 saat içinde gelişen ağrılı şişlik,
  • Yemek yedikçe artan ağrılı bez büyümesi,
  • Ağızdan gelen pürülan (irinli) akıntı,
  • 38°C üzerinde ateş, üşüme, titreme,
  • Ağız açıklığında kısıtlılık (trismus) ve yutma güçlüğü,
  • Yüz kaslarında zayıflık veya kayma (fasiyal sinir tutulumu şüphesi),
  • Solunum güçlüğü, ses değişikliği veya boyunda yayılan ileri şişlik,
  • Çocukta her iki parotis bezinde şişme (kabakulak şüphesi),
  • Tekrarlayan bez şişmeleri ve kronik ağız kuruluğu,
  • Bağışıklığı baskılanmış hastalarda hafif belirtiler bile.

Sıkça Sorulan Sorular

Sialadenit bulaşıcı mıdır?

Genellikle bulaşıcı değildir. Bakteriyel sialadenit kişiden kişiye geçmez; ancak kabakulak gibi viral nedenler damlacık yoluyla bulaşır. Kabakulak şüphesinde aşı durumu sorgulanmalı ve izolasyon önlemleri alınmalıdır.

Sialadenit kaç günde geçer?

Akut bakteriyel sialadenit uygun antibiyotik tedavisiyle 7-14 gün içinde iyileşir. Viral sialadenit (kabakulak) 7-10 günde, taşa bağlı sialadenit ise altta yatan taşın tedavisi ile düzelir. Kronik sialadenit ise aylar süren takip gerektirir.

Tükürük bezi taşı kendiliğinden geçer mi?

Çapı 2-3 milimetreden küçük taşlar bol sıvı alımı, masaj ve sialagog uygulamaları ile kendiliğinden düşebilir. Daha büyük taşlar sialendoskopik veya cerrahi müdahale gerektirir.

Yemek yerken çene altı şişiyorsa ne yapmalıyım?

Yemekle birlikte ortaya çıkan ağrılı çene altı veya kulak önü şişliği tükürük taşının en tipik bulgusudur. Geçici sıvı alımı ve ekşi gıdalarla ataklar hafifletilebilir; kalıcı çözüm için KBB değerlendirmesi gereklidir.

Çocuklarda kabakulak nasıl ayırt edilir?

Kabakulakta genellikle her iki parotis bezi simetrik ya da peş peşe günler içinde şişer; kulak memesinin yukarı ve dışa kalkmasına neden olur. Düşük-orta düzey ateş, baş ağrısı ve halsizlik eşlik eder. Sıklığı azalmış olsa da aşılanmamış toplumlarda hâlâ görülmektedir.

Sialadenit tekrarlar mı?

Evet, özellikle altta yatan tükürük taşı, otoimmün hastalık veya duktal striktür sürdüğünde nüks sıktır. Tekrarlayan ataklarda sialendoskopi ile kalıcı çözüm aranmalıdır.

Sialadenitte hangi yiyeceklerden kaçınmalı?

Aşırı şekerli ve işlenmiş gıdalar enfeksiyonu kötüleştirebilir. Sigara ve alkolden kaçınılmalı, yeterli sıvı alımı ve dengeli beslenme sürdürülmelidir. Sialagog özelliği taşıyan limon, ekşi şeker ve sakız tedaviyi destekler.

Önemli uyarı: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Sialadenit şüphesinde tedaviyi geciktirmeden bir KBB uzmanına veya hekiminize başvurunuz.


Kaynaklar

  1. Mayo Clinic. Sialadenitis: Symptoms & causes. mayoclinic.org
  2. Wilson KF, Meier JD, Ward PD. Salivary gland disorders. American Family Physician. 2014;89(11):882-888.
  3. Adhikari R, Soni A. Submandibular Sialadenitis and Sialadenosis. StatPearls Publishing; 2023. ncbi.nlm.nih.gov
  4. National Health Service (NHS UK). Salivary gland infection (sialadenitis). nhs.uk
  5. MSD Manuals Professional Edition. Sialadenitis. msdmanuals.com
  6. Marchal F, Dulguerov P. Sialolithiasis management: the state of the art. Archives of Otolaryngology - Head & Neck Surgery. 2003;129(9):951-956.
  7. Capaccio P, Torretta S, Pignataro L, Koch M. Salivary lithiasis and duct dilatation: imaging and minimally invasive treatment. European Annals of Otorhinolaryngology, Head and Neck Diseases. 2015.
  8. Centers for Disease Control and Prevention (CDC). Mumps. cdc.gov
  9. American Academy of Otolaryngology-Head and Neck Surgery. Salivary Gland Disorders. entnet.org
  10. Vinayachandran D, Sankarapandian S. Sialadenitis: A Review on Etiology and Management. Journal of Pharmacy & Bioallied Sciences. 2014;6(Suppl 1):S57-S60.
  11. Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği. Tükürük Bezi Hastalıkları Kılavuzu.
  12. Cleveland Clinic. Sialadenitis (Salivary Gland Infection). my.clevelandclinic.org