Aftöz Ülser

Aftöz ülser (aft yarası), ağız içinde tekrarlayan ağrılı yaralar ile karakterize iyi huylu mukozal hastalıktır. Bulaşıcı değildir; çoğu olgu 1-2 haftada iyileşir.
Aile Hekimliği
Hangi Bölüm
28.07.2022
Güncellenme Tarihi

Aftöz Ülser Nedir?

Aftöz ülser, ağız içi yumuşak dokularda — yanak iç yüzeyinde, dilde, dudak iç kısmında, ağız tabanında, yumuşak damakta ve diş eti tabanında — tekrarlayan, ağrılı ve yüzeyel ülserler ile karakterize iyi huylu bir mukozal hastalıktır. Tıp literatüründe tekrarlayan aftöz stomatit (recurrent aphthous stomatitis – RAS) olarak adlandırılır. Halk arasında aft yarası, kanker yarası veya ağız ülseri olarak da bilinir.

Aftöz ülser, dudakların dış yüzeyinde gelişen ve sıklıkla karıştırılan uçuk (Herpes Labialis) ile aynı hastalık değildir. Uçuk Herpes Simpleks Virüs Tip-1 kaynaklı olup bulaşıcıdır; aft ise enfeksiyöz bir etken içermez ve kişiden kişiye bulaşmaz.

Epidemiyolojik veriler, aftöz ülserin genel popülasyonun yaklaşık %20'sini etkilediğini göstermektedir. İlk atak sıklıkla çocukluk çağında veya ergenlikte ortaya çıkar; kadınlarda erkeklere kıyasla bir miktar daha sık görülür. İlginç biçimde sigara içmeyen, sosyoekonomik düzeyi yüksek bireylerde sıklığın daha fazla olduğu bildirilmiştir.

Aftöz Ülser Türleri

Klinik görünüm, lezyon büyüklüğü ve iyileşme süresine göre aftöz ülserler üç ana tipte sınıflandırılır.

Minör Aftöz Ülser

Tüm olguların yaklaşık %80'ini oluşturan en yaygın formdur. Çapı genellikle 8-10 milimetrenin altındadır. Lezyonlar yüzeyel, yuvarlak ya da oval, ortasında sarı-grimsi pseudo-membran ve etrafında kırmızı bir halka (eritem) ile tipik bir görünüme sahiptir. Minör aftlar genellikle iz bırakmadan 7-14 gün içinde kendiliğinden iyileşir.

Majör Aftöz Ülser (Sutton Hastalığı)

Olguların yaklaşık %10-15'ini oluşturan, daha şiddetli bir formdur. Çapı 1 santimetreden büyük, daha derin ve belirgin ağrılıdır. İyileşme süresi 2 ila 6 haftaya uzayabilir ve skar (yara izi) bırakabilir. Yumuşak damak, tonsiller ön plili ve dudak iç kısmında yerleşim göstermesi tipiktir.

Herpetiform Aftöz Ülser

En nadir görülen tipidir; tüm aftöz ülserlerin yaklaşık %5-10'unu oluşturur. Adı yanıltıcıdır: herpes virüsü ile herhangi bir ilişkisi yoktur, yalnızca lezyonların görünümü herpese benzediği için bu isim verilmiştir. 1-3 milimetre çapında çok sayıda (10 ila 100 arasında) küçük ülserin bir araya gelerek daha büyük lezyonlar oluşturmasıyla karakterizedir. İyileşme süresi 7-14 gündür.

Aftöz Ülser Belirtileri

Hastaların büyük çoğunluğu, lezyon ortaya çıkmadan önce yaklaşık 24-48 saat süren prodromal (öncül) bir dönem yaşar. Bu dönemde etkilenecek bölgede yanma, batma veya karıncalanma hissi belirir. Ardından klinik belirtiler gelişir.

Aftöz ülserin başlıca belirtileri şunlardır:

  • Ağız içinde, yanak iç kısmında, dilde, dudak iç yüzeyinde veya ağız tabanında bir ya da daha fazla ağrılı yara,
  • Yaraların etrafında kırmızı halka şeklinde inflamasyon (eritem),
  • Ortada beyazımsı, sarımsı veya grimsi pseudo-membran,
  • Yemek yeme, içme, konuşma ve diş fırçalama sırasında belirgin ağrı,
  • Asitli (limon, domates), tuzlu, baharatlı veya sıcak yiyeceklerle temas hâlinde şiddetlenen yanma,
  • Bazı vakalarda etkilenen bölgeye komşu lokal lenf bezlerinde hafif büyüme.

Klasik aftöz ülserde sistemik (genel) belirtiler genellikle yoktur. Ateş, halsizlik, yaygın kas-eklem ağrısı, cilt veya genital lezyonlar gibi sistemik bulgular eşlik ettiğinde, Behçet hastalığı, sistemik enfeksiyonlar veya inflamatuar bağırsak hastalıkları gibi altta yatan durumlar mutlaka araştırılmalıdır.

Aftöz Ülserin Nedenleri ve Risk Faktörleri

Aftöz ülserin kesin nedeni günümüzde tam olarak aydınlatılamamış olsa da multifaktöryel bir patogeneze sahip olduğu kabul edilir. Mevcut bilimsel kanıtlar, T-lenfosit aracılı bir immün yanıtın ağız mukozasında düzensizleştiğini ve fokal hücresel hasara yol açtığını göstermektedir.

Belirlenen başlıca tetikleyici ve risk faktörleri şunlardır:

  • Genetik yatkınlık: Birinci derece akrabalarında aftöz ülser öyküsü bulunan bireylerde hastalık riski 2-3 kat artar.
  • Lokal travma: Diş fırçası batması, yanak ısırma, sert yiyecek temasıyla mukozal hasar, dental tedaviler ve protez bası alanları sık karşılaşılan tetikleyicilerdir.
  • Beslenme eksiklikleri: Demir, çinko, folat (B9), B12, B1 ve B6 vitamini eksiklikleri aft sıklığını artırır.
  • Hormonal değişimler: Adet döngüsünün luteal fazında (premenstrual dönemde) atak sıklığında artış raporlanmıştır.
  • Psikolojik stres ve uyku düzensizliği: Yoğun stres dönemlerinde nüksler artar.
  • Belirli gıdalar: Çikolata, kahve, fındık ve cevizler, sert peynirler, glüten içeren ürünler, yüksek asitli meyveler bireysel olarak tetikleyici olabilir.
  • Kimyasal tetikleyiciler: Sodyum lauril sülfat (SLS) içeren diş macunları aft riskini artırabilir.
  • Sistemik hastalıklar: Çölyak hastalığı, Crohn hastalığı, ülseratif kolit, Behçet hastalığı, HIV enfeksiyonu, immün yetmezlikler ve siklik nötropeni aftöz ülserle ilişkilendirilmiştir.
  • İlaçlar: NSAİİ'ler, beta-blokerler, nicorandil, alendronat ve metotreksat gibi ilaçlar aft benzeri lezyonlara yol açabilir.

İlginç bir epidemiyolojik gözlem, sigara içiciliğinin aftöz ülser sıklığını azaltıyor görünmesidir. Ancak sigaranın çok sayıda ciddi sağlık riskine yol açması nedeniyle bu durum asla terapötik bir öneri olarak kabul edilmemelidir.

Aftöz Ülser Tanısı

Aftöz ülser tanısı, ayrıntılı hasta öyküsü ve klinik muayene ile konulan bir tanıdır. Çoğu olguda laboratuvar tetkiki gerekmez. Hekim değerlendirmesinde aşağıdaki noktalar sorgulanır:

  • Ülserlerin başlangıç yaşı, atak sıklığı, süresi ve lokalizasyonu,
  • Ailede aft öyküsü ve eşlik eden sistemik belirtiler,
  • Tetikleyici besin, ilaç ve durumlar,
  • Genital ülser, göz iltihabı (üveit), eklem ağrısı, gastrointestinal şikayetler — özellikle Behçet hastalığı ve inflamatuar bağırsak hastalıklarının ayırıcı tanısı için.

Tekrarlayan, dirençli, atipik ya da ileri yaşta yeni başlayan ülserlerde ek tetkikler düşünülmelidir:

  • Tam kan sayımı, demir paneli, ferritin, B12 ve folat düzeyi,
  • Çölyak antikor testleri (anti-doku transglutaminaz, anti-endomysium),
  • İmmün yetmezlik şüphesi durumunda HIV testi,
  • 3-4 haftadan uzun süren tek bir lezyonda biyopsi: ağız kanseri (skuamöz hücreli karsinom) ayırıcı tanısı zorunludur.

Aftöz Ülser Tedavi Yöntemleri

Aftöz ülser tedavisi semptomatik (belirti yatıştırıcı) ve sistemik olmak üzere iki ana grupta ele alınır. Tedavinin amacı ağrıyı azaltmak, iyileşme süresini kısaltmak ve nüks sıklığını seyreltmektir. Tedavi planı; ülserin tipine, atak sıklığına ve hastanın genel sağlık durumuna göre bireyselleştirilir.

Lokal (Topikal) Tedavi

Hafif ve orta şiddetteki olgularda ilk basamak tedaviyi oluşturur.

  • Topikal kortikosteroidler: Triamsinolon asetonid orabaz, klobetazol jel veya deksametazon ağız çalkalama solüsyonu en etkili lokal seçeneklerdir. Atağın prodromal döneminde uygulandıklarında en yüksek faydayı sağlarlar.
  • Topikal anestezikler: Lidokain veya benzokain içerikli jeller, ağrıyı geçici olarak hafifletir; özellikle yemek öncesi uygulama önerilir.
  • Antiseptik gargaralar: %0.12-0.2 klorheksidin glukonat içeren gargaralar günde 2-3 kez kullanıldığında sekonder enfeksiyonu önler ve iyileşmeyi hızlandırır.
  • Mukoza koruyucu ajanlar: Hyalüronik asit içeren jeller ve sukralfat süspansiyonu lezyonun üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturur.
  • Düşük doz lazer tedavisi (LLLT): Bazı klinik çalışmalarda ağrıyı belirgin azalttığı ve iyileşme süresini kısalttığı gösterilmiştir.

Sistemik Tedavi

Şiddetli, sık tekrarlayan ya da majör tipte ülserlerde, lokal tedaviye yetersiz yanıt alınan hastalarda sistemik tedavi gündeme gelir. Bu tedaviler mutlaka hekim gözetiminde uygulanmalıdır.

  • Kolşisin (0,5-1,5 mg/gün): Atak sıklığını ve şiddetini azaltmada etkili olduğu gösterilmiştir.
  • Pentoksifilin (400 mg, günde 3 kez): TNF-alfa inhibisyonu yoluyla iyileşmeyi destekler.
  • Sistemik kortikosteroidler: Kısa süreli prednizolon kürleri ağır ataklarda hızlı yanıt sağlar.
  • Talidomid: Diğer tedavilere yanıt vermeyen refrakter olgularda kullanılır; teratojenik etkisi nedeniyle çok sıkı kontrol gerektirir.
  • Biyolojik ajanlar: Behçet hastalığı zemininde gelişen aftlarda TNF-alfa inhibitörleri (adalimumab, infliksimab) kullanılabilir.

Beslenme ve Yaşam Tarzı Müdahaleleri

Bireysel tetikleyici olarak belirlenen gıdaların diyetten çıkarılması, demir-B12-folat eksikliği saptanan hastalarda eksikliğin yerine konulması, sodyum lauril sülfat içermeyen diş macunlarına geçiş ve düzenli stres yönetim teknikleri (meditasyon, yeterli ve düzenli uyku, fiziksel aktivite) nüks sıklığını anlamlı ölçüde azaltır.

Aftöz Ülser Komplikasyonları

Olguların büyük çoğunluğu komplikasyonsuz seyreder. Ancak şu durumlar nadiren gelişebilir:

  • Sekonder bakteriyel enfeksiyon,
  • Beslenme bozukluğu ve dehidratasyon (özellikle çocuklarda majör tipte ülserler eşliğinde),
  • Majör aftların iyileşmesi sonrası kalıcı skar oluşumu,
  • Yaşam kalitesinde düşüş, kronik ağrıya bağlı depresif belirtiler,
  • Altta yatan sistemik hastalığın gözden kaçırılması (Çölyak, Crohn, Behçet hastalığı).

Aftöz Ülserden Korunma Yolları

Mutlak koruma her zaman mümkün olmasa da nüks sıklığı şu önlemlerle belirgin biçimde azaltılabilir:

  • Ağız hijyeninin titiz biçimde uygulanması ve yumuşak diş fırçası kullanımı,
  • Sodyum lauril sülfat (SLS) içermeyen diş macunlarının tercih edilmesi,
  • Bireysel tetikleyici gıdaların gözlemle belirlenmesi ve diyetten çıkarılması,
  • Kronik stres yönetimi, düzenli ve yeterli süreli uyku,
  • Beslenme eksikliklerinin tespit edilmesi ve uygun replasman tedavisi,
  • Diş protezlerinin doğru biçimde uyarlanması, sivri diş kenarlarının düzeltilmesi,
  • Sigara dışı sağlıklı yaşam tarzı düzenlemelerinin sürdürülmesi.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Aşağıdaki durumlardan herhangi biri mevcutsa mutlaka hekim değerlendirmesi alınmalıdır:

  • 3 haftadan uzun süren ve iyileşmeyen ülser,
  • 1 santimetreden büyük, derin, çok ağrılı lezyon,
  • Sık tekrarlayan ataklar (yılda altı veya daha fazla),
  • Ateş, kilo kaybı, gece terlemesi gibi sistemik belirtilerin eşlik etmesi,
  • Genital ülser, göz iltihabı, eklem ağrısı veya ciltte lezyon birlikteliği,
  • Yutma güçlüğü, beslenememe veya dehidratasyon belirtileri,
  • Lezyonun dudağın dış yüzeyinde veya cilt üzerinde olması (uçuk şüphesi).

Sıkça Sorulan Sorular

Aftöz ülser bulaşıcı mıdır?

Hayır. Uçuktan (Herpes Labialis) farklı olarak aftöz ülserin enfeksiyöz bir etkeni gösterilmemiştir. Öpme, çatal-kaşık paylaşımı veya yakın temas ile bulaşmaz.

Aft yarası kaç günde geçer?

Minör aftlar 7-14 gün içinde, majör aftlar 2-6 haftada, herpetiform aftlar 7-14 gün içinde iyileşir. Üç haftayı aşan iyileşmeyen lezyonlar mutlaka hekime başvurmayı gerektirir.

Vitamin eksikliği aft yapar mı?

Evet, B12, folat, demir ve çinko eksiklikleri aftöz ülser sıklığını artırabilir. Sık tekrarlayan vakalarda kan tahlili ile bu eksikliklerin değerlendirilmesi önerilir; gerekirse uygun replasman tedavisi başlanır.

Çocuklarda aftöz ülser nasıl tedavi edilir?

Çocuklarda öncelikle koruyucu lokal jeller (hyalüronik asit, sukralfat) ve antiseptik gargaralar tercih edilir. Topikal kortikosteroidler hekim önerisiyle, kısa süreli ve düşük potensli olarak uygulanır. Ağrı kontrolü, beslenmeyi sürdürmek açısından önemlidir.

Aft yarası kanser belirtisi olabilir mi?

Tipik aftöz ülser kanserle ilişkili değildir. Ancak üç haftadan uzun süren, iyileşmeyen, sertleşmiş tabanlı, kanayan tek bir lezyon ağız kanseri (skuamöz hücreli karsinom) açısından mutlaka biyopsi ile değerlendirilmelidir.

Aft için en hızlı çözüm nedir?

Atağın prodromal döneminde başlanan topikal kortikosteroid uygulaması ve klorheksidin gargara kombinasyonu en hızlı sonucu verir. Ağrıyı geçirmek için lidokain içerikli jeller kullanılabilir. Tetikleyici gıdalardan kaçınmak iyileşmeyi destekler.

Önemli uyarı: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Tanı ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurunuz.


Kaynaklar

  1. Mayo Clinic. Canker sore: Symptoms & causes. mayoclinic.org
  2. Plewa MC, Chatterjee K. Aphthous Stomatitis. StatPearls Publishing; 2024. ncbi.nlm.nih.gov
  3. National Health Service (NHS UK). Mouth ulcers. nhs.uk
  4. MSD Manuals Professional Edition. Recurrent Aphthous Stomatitis. msdmanuals.com
  5. American Academy of Oral Medicine. Recurrent Aphthous Stomatitis (RAS). aaom.com
  6. Akintoye SO, Greenberg MS. Recurrent aphthous stomatitis. Dental Clinics of North America. 2014;58(2):281-297. doi:10.1016/j.cden.2013.12.002
  7. Belenguer-Guallar I, Jiménez-Soriano Y, Claramunt-Lozano A. Treatment of recurrent aphthous stomatitis. A literature review. Journal of Clinical and Experimental Dentistry. 2014;6(2):e168-e174. doi:10.4317/jced.51401
  8. Edgar NR, Saleh D, Miller RA. Recurrent Aphthous Stomatitis: A Review. The Journal of Clinical and Aesthetic Dermatology. 2017;10(3):26-36.
  9. Türk Dermatoloji Derneği. Mukozal Hastalıklar Klinik Rehberi.
  10. Cleveland Clinic. Canker Sores (Mouth Ulcers). my.clevelandclinic.org